| Çumra |
|
|
|
| Yazan editor | |
| Çarşamba, 14 Mart 2007 | |
|
Yüzölçümü : 2.320 km² Nüfusu : 94.225 İlçe Merkezi : 42.300 Köyler : 52.580
Rakım : 1.013 m.
YERİ VE SINIRLARI
Çumra ilçesi, İç Anadolu'nun güneyinde, Türkiye'nin en büyük kapalı havzası
olan Konya Ovası'nda yer alan ve Konya iline bağlı olan bir ilçedir. Merkezi
Konya'nın 43 km
kuzeydoğusunda Konya-Karaman demiryolu üzerine kurulmuştur, 1926 yıllarında
doğup gelişmiş bir kenttir. İlçe kuzeyinde Karatay, doğusunda Karapınar, batısında Akören, Meram,
güneybatıda Bozkır, Güneysınır ilçeleri güneydoğuda da Karaman ili ile sınırlı
olup genel anlamda 37-38 doğu meridyenleri ile 33-34 kuzey enlemleri arasında
Çumra'nın köy ve kasabalarıyla beraber toplam yüzölçümü 2330 km²'dir. Çumra
ilçe merkezinin yüzölçümü yaklaşık 25 km²'dir. Çumra ilçesinin dörtte ikisi
ovalıktır. İlçenin denizden yüksekliği 1013
m olup Konya'dan 13 m daha aşağıdadır. Apa ile Dinek
Kasabası'nda ormanlık yerler mevcuttur.
BİTKİ ÖRTÜSÜ
İlçenin mevcut olan karasal iklimi dolayısıyla doğal bitki örtüsü bozkırdır.
Çumra Ovası daha çok çorağa ve sıcağa dayanıklı bitkilerle kaplıdır. Konumu ve
morfolojik yapısı itibari ile Çumra ilçesi orman yönünden farklıdır.
DAĞLARI
Çumra ilçesi yüzey şekilleri bakımından fazla engebeli sayılmaz. Güneybatıda 1521 m rakımlı Kel Dağı,
Çökek Dağı, güneyde Kabakbaşı Karaburun Dağları, doğusunda Çumra ile Karaman
hududunu birbirinden ayıran ovanın ortasında 2288 m rakımlı Karadağ bulunmaktadır.
Alibeyhüyüğü kasabasının güneybatısında, mahalli isimle söylenen üzerinde bitki
örtüsü bulunmayan Abaz Dağı vardır.
ÇUMRA'NIN FİZİKİ YAPISI VE ŞEHİRCİLİK ACISINDAN DURUMU
Çumra coğrafî olarak tamamen düz bir ovada kurulu olması sebebiyle yaygın bir
yerleşime sahiptir. İzzetbey Mahallesi ilçenin ilk ve en eski mahallesi olup,
aynı zamanda Çarşı Merkezini içinde barındırır. Sadece Çarşı Merkezi'nin bir
bölümü dikey yapılaşmaya sahne olup, onun dışında tüm mahallelerde genel de tek
ve iki katlı bahçeli evlerden oluşmaktadır, ilçemizin şehir merkezi yüzölçümü
yaklaşık 25 km²'yi bulmaktadır. Çumra'nın en büyük hayali olan Şeker Fabrikası yatırımını tamamlanması da ilçemizin fiziksel görünümünün değişmesi ve modern bir şehir olması yönünde önemli bir etken olacaktır.
ÇUMRA TARİHÇESİ
Çumra ilçe merkezi olarak, tarihi yakın zamana sahip olduğu için ilçe
merkezinde tarihi eser yoktur. Çumra havalisinin kuruluşunun M.Ö. 7000
yıllarına kadar uzandığı, üzerinde bulunan tarihi eserlerden
anlaşılmaktadır.Çumra'nın tarih öncesini anlatan en önemli merkezi, Çumra'nın 12 km kuzeyinde bulunan
Çatalhüyük'tür. Çatalhüyük ve civarında yaşayan toplumların yeryüzünün en eski
kavmi olduğu kazıda çıkarılan eserlerde görülmektedir.Çatalhüyük'ün özelliği
insanların kurdukları ilk şehir olmasıdır.
Neolitik devirden kalma Çumra ve çevresinde bir çok hüyük mevcuttur:
1926 yılına kadar Çumra ilçesini bugünkü İçeriçumra Kasabası olarak
biliniyordu. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk, trenle Adana'ya giderken
Çumra'da verdiği mola esnasında Çumra istasyonundan etrafı seyredip sulama
tesis ve lojmanlarını gördükten sonra; "Bu şirin beldeyi geliştirmek,
buraya önem vermek lazımdır. Çumra ilçe olmaya layıktır." demiştir.
Atatürk'ün emri ile 26 Haziran 1926 yılında 30.05.1926 tarihli404 sayılı resmi
gazetede yayınlanan, 877 sayılı kanunla Çumra ilçe merkezi haline
gelmiştir.Bugünkü İçeriçumra Kasabası da 1955 yılına kadar Çumra'nın bir
mahallesi olarak kalmıştır. Çumra'nın ilçe olmasında emeği geçen o dönemin
Konya Valisi İzzet Bey'in adı ilk kurulan mahalleye verilmiştir. (İzzetbey
Mahallesi)
Çumra ilçe merkezi olarak, yakın bir geçmişe sahip olduğu için tarihi eser yoktur. Ancak bulunduğu yer itibari ile çok eskiden yerleşime uğramış bir çevredir.
Çumra havalisinin kuruluşunun M.Ö. 7000 yıllarına kadar uzandığı üzerinde
bulunan tarihi eserlerden anlaşılmaktadır. Çumra'nın tarih öncesini anlatan en önemli merkezi, Çumra'nın 12 km. kuzeyinde bulunan "Çatalhöyük"tür. Çatalhöyük ve çevresinde yaşayan toplumların M.Ö. 7000 yıllan öncesi neolitik devre ait medeniyetin buradan başlayıp, dünyaya yayıldığı anlaşılmıştır. Çatalhöyük ve civarında yaşayan toplumların yeryüzünün en eski kavmi olduğu kazıda çıkarılan eserlerde görülmektedir. Çatalhöyük'ün özelliği insanların kurdukları ilk şehir olmasıdır. Neolitik devirden kalma Çumra ve çevresinde birçok hüyük mevcuttur. Sırçalı hüyük, Seyithan hüyüğü, Karahüyük Karkın hüyüğü, Dedemoğlu hüyüğü, İçeriçumra hüyüğü, Alibeyhüyüğü, Çatalhüyük, Küçükköy hüyüğü, Abditolu hüyüğü, Üçhüyükler köyünde bulunan 3 adet hüyük. Tarih çağlarında bulunduğu yer hakkında en eski yazılı kaynağa ise eski Hitit krallığı zamanından kalan Telepinuş fermanında rastlarız. Bu fermanda Hattuşilin Hupişna (Ereğli) Lunda (Karaman memleketlerinde oğullarından her birini atadığı ve onların da bu memleketleri yönettikleri görülür. Çumra'nın Kuzey kısmında bulunan Üçhüyük ve Türkmen Karahüyük köyleri Alibeyhüyüğü kasabası civarında Hititlerin yaşadığı buralarda yapılan kazılarda çıkarılan tarihi eserlerden anlaşılmaktadır.
Çumra ve çevresinde Frikyaklann ve hatta kısa süre ile Lidyahlann hakimiyet
kurdukları anlaşılmaktadır. Pers kralı Ahamanis Çumra ve çevresini Perslere
bağlamış, fakat onların da hükümranlığı fazla sürmemiş. Çumra ve çevresi
Neolitik devrin Etilerin (Hitit), Persler, Frikyaklann idarelerinde kalmıştır. Yörede Selçuklu hakimiyeti bilinmesine rağmen herhangi bir tarihi esere
rastlanamamaktadır. Ancak Karaman oğullarından kalma halen mevcut Çarşamba çayı
üzerinde Dineksaray, Balçıkhisar, Tavşanköprü, Karaman, Seyithan ve Karkm
köprüleri bulunmaktadır. Anadolu'yu fethederek anadolu Selçuklu Devleti'ni
kuran Süleyman Şah'ın 1075 yılında Konya'yı alarak başkent yapması yörenin Türk
egemenliğine geçtiği dönemdir. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasında sonra kurulan Türkbeylikleri A-nadolu
Türk birliğini kurma mücadelelerinde Çumra'dan geçen Çarşamba çayı sınır olarak
kabul edilmiştir. Anadolu Selçuklu devletinin yıkılmasından sonra yörede
Karamanoğlu beyliği kurulmuş ve bir süre hüküm sürmüştür. İlçenin şimdiki sakinlerinin
birçoğu Selçuklularla gelen Türk boylarından olduğu, yerleştikleri köylere
verdikleri isimlerden anlaşılmaktadır (Karkın, Afşar, vb.).
Osmanlılar döneminde Yavuz Sultan Selim'in L Beyazıt'ın, 1. ve 2. Murad'ın
Karamanoğullan dolayısıyla yöre üzerine seferleri görülür. Fatih Sultan Mehmet
tarafından Karamanoğlu beyliğinin ortadan kaldırılması ile Osmanlı yönetimine
güren yöremiz, o dönemler şu anda ilçe olan Çumra'mın bulunduğu yer bataklıklarla
kaplıdır. 1926 yılında Çumra'nın kurulmasında iki olay çok büyük rol oynamıştır. Birincisi: Çarşamba Kanalı'mn açılması, bataklıkların kurutularak ıslah edilmesi
için Konya ovasının sulanması maksadıyla 1911 yılında yapılan sulama tesisleridir.
ikincisi: 1894 yılında Haydarpaşa-Bağdat demiryolunun yapımına başlanıp, 1913
yılında bitirilmesidir. 1913 yılında buradan ilk tren geçmiştir. Dolayısıyla
Çumra'daki ilk bina istasyon olmuştur. Osmanlı zamanında ilk tapu ve kadastro
işlemleri de Çumra'da başlatılmıştır.
Cumhuriyet döneminde Çumra ise, 1926 yılına gelinceye kadar Çumra deyince
bugünkü İçeriÇumra kasabamız akla gelmekte idi. M. Kemal Atatürk trenle Adana'ya giderken Çumra'da verdiği mola esnasında Çumra istasyonundan etran seyredip sulama tesis ve lojmanlarını gördükten sonra; "Bu şirin beldeyi geliştirmek, buraya önem vermek lazımdır. Çumra ilçe olmaya layıktır" demiştir. Atatürk'ün emri üe 26 Haziran 1926 yılında 30.05.1926 tarihli 404 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan, 877 sayılı kanunla Çumra ilçe merkezi haline getirilmiştir. Çumra'nın ilçe olmasında emeği geçen o dönemki Konya Valisi İzzet Bey'in adı ilk kurulan mahalleye verilmiştir. (İzzetbey Mahallesi) 1936 yılında zamanın Konya valisi Cemal Bardakçı zamanında Balkanlardan Anadolu'ya gelen 300 göçmen ailesi Çumra'ya yerleşmiştir. 1936 ve 1950 yıllarında gelen soydaşlarımızın yerleştikleri bu ikinci mahalleye de Konya valisi Cemal Bardakçı'nın soyadı verilmiştir. (Bardakçı Mahallesi) Cumhuriyet tarihinin ilk mahalle düzenlemesine Çumra Bardakçı mahallesinden başlanarak, ilk yatırım buraya yapılmıştır. Bu mahalle planının çok iyi çizilmesiyle Türkiye'de hemen hemen örneği yoktur.
ÇUMRA ADININ NEREDEN GELDİĞİ
Birinci Rivayet: Yavuz Sultan Selim Mısır seferinden dönerken bu bölgeye geldiğinde yağmur yağmaya başlar. Dolayısıyla her taraf çamur içindedir. Ordu çamurdan yürüyemez hale gelir. Sazlık ve bataklıktan askerlerini geçirmek için padişah ordusuna "Cemre" komutunu verir. Padişah ve ordusu binbir güçlükle ovayı geçerler. Güçlükle ovayı geçen ordu mensupları bu yöreyi başkalarına tarif ederken, çamurlu olmasına izafeten Çumuriyet olarak tanıtırlar. Cemren kelimesi zamanla Çamura daha sonra'da Çumra'ya dönüşmüştür. (Çemren:Askerin paçalarını sıvamalarını ve süvarilerin atların kuyruklarını bağlamaları emri.)
|
|
| Son Güncelleme ( Çarşamba, 14 Mart 2007 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





